14 Eylül 2017 Perşembe

Brezilya Bağımsız günü kutlandı-Yılmaz Parlar

Brezilya Bağımsız günü kutlandı

İstanbul Brezilya Baş Konsolosu Paulo Roberto França 7 Eylül Brezilya Bağımsızlık günü kapsamında 12 Eylül 2017 tarihinde Ritz Carlton Hotelde verdiği resepsiyonda yaptığı açılış konuşmasıyla " Ankara Büyükelçiliğimiz ve Başkonsolosluğumuzla birlikde İstanbul, Brezilya ve Türkiye arasındaki kültürel, ekonomik ve politik alanlarda bağları güçlendirmek için birlikte çalışıyoruz. O zaman birlikte daha güçlü oluruz" şeklinde ilişkileri belirtdi.


Brezilya Bağımsızlık günü kutlamaları için, İstanbul Vali Yardımcısı İsmail Gültekin,İstanbul Belçika krallık vize baş konsolosu Suzanna van Crombrugge, konsolos ve Fahri Konsoloslar; Bursa -Silvyo Benbassat, Izmir-Ali Tamer Bozoklar, Nevşehir- Ömer Tosun, Antalya-Cemal Özgörkey, Mersin- Cengiz Sonmez, Eskişehir- Muharem Özgüven, iş dünyasının temsilcileri, İstanbul’da yaşayan Brezilyalılar ve elit bir katılım davete icabet etti.
İstanbul Brezilya Baş Konsolosu Paulo Roberto França ve eşi misafirleri karşılamaları ardından iki ülke Milli Marşları çalındı. 

İstanbul Brezilya Baş Konsolosu Paulo Roberto França ve İstanbul'da bulunan yabancı ülke konsolosluklardan, İstanbul'da Temsilciliği Bulunan ülkelerin ulusal günlerini takip ve Valiliği temsil etmekden sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı İsmail Gültekin birer konuşma yaptılar.
 
Brezilya İstanbul Baş Konsolosu Paulo Roberto França  hedefleri, kurulmuş olan Türkiye Brezilya arasında iş ve kültürel bağları güçlendirmek bağlamında; "Ankara Büyükelçiliğimiz ve Başkonsolosluğumuzla birlikde İstanbul, Brezilya ve Türkiye arasındaki kültürel, ekonomik ve politik alanlarda bağları güçlendirmek için birlikte çalışıyoruz. O zaman birlikte daha güçlü oluruz . Biz yalnızız. Bunun için iki insanın arasındaki bilgiyi derinleştirmeliyiz ve ilişkimizin düzeyini de yükselttik. Milli Gün için tanınmış Brezilya müzik grubu Quinteto Violado topluluğu davet ettik. 30'dan fazla kayıt yaptık. Grup ulusal ve uluslararası albümler, birçok uluslararası sunumlar yaptı ve birkaç ödül aldı. Farklı mekândaki performanslarını sergileyecekler.Umarım eğlenceli bir akşam geçirirsiniz"dedi

Brezilya İstanbul Baş Konsolosu Paulo Roberto França  Ritz Carlton, Beşiktaş ve Maltepe işbirliğinin bir sonucu olarak, Belediye Sponsorlarına, (Türk Hava Yolları, Anadolu Etap, Ritz Carlton, Votorantim Çimento, Demak Gıda, Numara On Kahve, Banvit, Kötücüler ve Berndtson) ve buna katkıda bulunan herkese teşekkürlerini sundu.
"Tüm Fahri Konsoloslarımızı görmekten mutluluk duyuyorum. Brezilya ve Türkiye için en iyisini diliyorum. İstanbul'u ve bu güzel ülkeyi ne kadar çok sevdiğimi söylemek istiyorum."sözleriyle konuşmasını noktaladı.
.İstanbul Vali Yardımcısı İsmail Gültekin Türkiye-Brezilya iki ülke siyasi, ekonomik, kültürel ilişkilerin geliştirilmesinden olan inancını dile getirdi. Gültekin "Brezilya, Latin Amerika ve Karayipler bölgesinde ilişkilerimizin en ileri düzeyde olduğu ülke olup Güney Amerika’daki ilk stratejik ve bölgedeki en büyük ticari ortağımızdır."açıklamalarında bulundu.
Brezilya konsolosluk ilgililerin verdikleri bilgilere göre; “1822'de Portekiz parlamentosu ilk koloni statüsüne geri dönmek isteyince, Brezilyalılar, Dom Pedro Jose Boni Facia de Andrada Silvan'ın liderliğinde bağımsızlık hareketlerini başlattılar ve 7 Eylül 1822'de bağımsızlıklarını ilan ettiler. Brezilya İmparatorluğu 1889 yılına İkinci Dom Pedro zamanında darbe ile krallık idaresi yıkılarak cumhuriyet idaresi kuruldu. Darbe lideri Manuel Deodoro da Fonseca ülkenin ilk cumhurbaşkanı oldu. 1914'te siyasi birliği temin eden Brezilya, bütün dünya ülkeleri tarafından tanındı.”

yilmazparlar@yahoo.com



16 Ağustos 2017 Çarşamba

KKTC Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu- Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) -Yılmaz Parlar

Kuzey Kıbrıs'ta bir ada var, o ada da bizim adamız
KKTC Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Celal Toprak’ın yaptığı Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Buluşmaları Kapsamında Clarion Hotel Golden Horn Hotelde 15 Ağustos 2017 Salı günü Ekonomi  Gazetecilerle Bir Araya Geldi.
Başkan Celal Toprak EGD Buluşmaları konsepti hakkında Bakan Fikri Ataoğlu ve Heyetine kısa bilgilendirme yaptıkdan sonra Bakanın sunumunu kısa tutarak soru-cevaplarla ilerlemenin daha verimli olacağını teklif ederek hiperaktif bir toplantı olmasını sağladı.
Akdeniz’in en önemli turizm destinasyonu olmasına rağmen, büyük bir turizm potansiyeline sahip Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, haketdiği turizmin istenilen seviyeye gelmesi için KKTC Turizm ve Çevre Bakan Fikri Ataoğlu yeni bir tanıtımla faaliyetlerini sürdürüyor. KKTC Turizm ve Çevre Bakan Fikri Ataoğlu ziyaret etdiği seyahat acentalarında Yunan ada reklamları gördüğünü Kuzey Kıbrıs'ta bir ada var, o ada da bizim adamız' şeklinde herhangi bir reklam görmediğini, KKTC diye bir ada olduğunu belirterek, bu adaya sahip çıkılması çağrısında bulundu.
KKTC Turizm Bakanlığınca, her yıl için yüzde elli oran artımaıy hedeflerken Bu sene 1,5 milyon turist öngörüleri var. Ağustos ayına kadar 800-900 bin kişiye geldiklerini hedefi yakalıyacaklarını söyledi.
Bakan Ataoğlu, yaptıkları faaliyetlerden sonra, Rumlarla karşı mücadele verdiklerini ciddi kavgalar yaşadıklarını açıkladı.
Dünya Sağlık Turizm Konseyi içerisindeki yerlerini alırken karşı karşıya kaldıklarını, sağlıkla siyaseti karıştırmamalarını ve kendilerinin de üye olmalarını böylelikle Kuzey Kıbrıs 54’üncü üye ülke, Güney Kıbrıs 55’inci üye ülke olduklarını, sayelerinde Dünya Sağlık Konseyi içerisinde yerlerini aldıklarını ifade etdi.
Basın mensupların sorularını cevaplıyarak ilerleyen toplantıda bir gazeteci arkadaşın sorusuna karşı, İzolasyon ve ambargoların kalkmasıyla ilgili KKTC’de yaşayanların yapacak hiçbir şeyi olmadığını, “Ambargoların kaldırılmasıyla ilgili yapmaya çalıştığımız herhangi bir hareket olursa, 300-400 bin nüfus dediğimiz nüfus, ana vatanın önünde bir takoz olarak durur. Ana vatanın önünde takoz olma niyetimiz yok. 300-400 bin nüfus ne isek bu şekilde devam edebiliriz. Yeter ki ana vatanın önünde takoz olmayalım” şeklinde cevapladı.
KKTC'nin Lefke bölgesinde 1913-1974 yılları arasında bakır madeni işleten Amerikan kuruluşu Kıbrıs Maden Şirketi'nin (CMC), 10 milyon ton tehlikeli atığı kontrolsüz şekilde çevreye döktüğü Sorumuz üzerine üniversitelerle birlikde yürüttükleri çalışmalar sonucunda zehirli atıkların gömülmesi kararına vardıkları cevabı alıyoruz.
Yabancıların ülkelerine gelip yatırım yapmasıyla ilgili olarak;  “Biz kendi kendimize yeteriz, yeter ki biz adamıza sahip çıkalım” açıklamalarında bulundu.
Doğu bölgesindeki Dipkarpaz’da iyileştirme çalışmaları olduğunu, bölgede farklı bir turizm konsepti uygulanacağını, bölgedeki yerel yönetim ve  STK’lar ile yaptıkları görüşmeler sonucunda gelen talepleri değerlendirdiklerini, köy tarzı turizm yatırımı olacağını dile getirdi.
Konaklama hakkında "Geceleme oranında yüzde 42'lik bir artış var. 2016 ile 2017'yi kıyasladığımızda yüzde 50'lik artış hedeflemiştik ve yüzde 50'lik artışa son sürat gidiyoruz. Yatak sayımız 22 bin civarında. Hava ve deniz yoluyla gelen yolcu sayısında yüzde 12'lik artış var. Kara yoluyla girişlerde yüzde 11,3 artış var. Konaklamada ocak ve temmuzdaki doluluk oranı bir önceki yıla göre yüzde 28 civarında artmış."
 Ataoğlu, şu anda sağlık turizminden pay almaya başladıklarını ama hedefledikleri noktada olmadıklarını dile getirdi.
Bakan Fikri Ataoğlu, İsrailli turistler ile ilgili, "Türkiye üzerinden o kadar uğraş vermiş olmamıza rağmen başaramadık. Rum kesiminden şu anda getiriyoruz. Çok mu rahatım. Değilim. Her zaman her yerde olduğu gibi Rumlarla bir gün karşı karşıya kalacağımın bilinci içerisindeyim." dedi. Ayrıca direkt uçuş olayında sıkıntı olduğunu, direkt uçuşların denendiğini ama çok büyük cezalarla karşı karşıya kalındığını söyledi.
Yatırım için alınan arazi ve lisanslar sorusuna  "Arazilerde herhangi bir iptal yapılmış değil. Eylül ayına kadar bir süre tanındı. Bu süre sonunda ilgili firmaların almış oldukları araziler, şartsız, herhangi bir hak talep etmeden iptal edilip bunlar ihale usulüyle yeniden yeni yatırımcılara açılacak. İsimleri deşifre etmeyelim, yatırım yapmalarını istiyorum. Ben kimsenin elinden arazinin alınmasını ve başka birine verilmesini istemiyorum. Tek bir isteğim var; alan arkadaşlarımız bu almış oldukları arazilere bir an önce yatırımlarını yapsınlar, yatak sayımızı artıralım. Bafra Bölgesi'nde önümüzdeki ay sonu veya en geç ondan sonraki aybaşında eğlence mekânlarının oluşturulması planlanıyor. Bafra Bölgesi'nde bu yatırımlar gerçekleştirildiği takdirde ciddi şekilde turist ve istihdam yaratılacak."dedi
Suyun adaya gelmesiniyle hayatı canlandırdığını, Rum kesimine ihtiyac duyduklarında su verebileceklerini söylediğini aktardı.
Toplantı hatıra fotografı çekilerek sonlandı.
yilmazparlar@yahoo.com

22 Temmuz 2017 Cumartesi

DERİNDEN GELEN KÖKLER-YILMAZ PARLAR

DERİNDEN GELEN KÖKLER

Birleşik Metal-İş’in 70.kuruluş yıldönümünün kutlandığı gecede 70 yıllık mücadele tarihini detaylarla ortaya koyan “Derinden Gelen Kökler” kitabın lansmanı ile İşci önderi olarak bilinen Kemal Türker adına adına ilki düzenlenen Emek araştırmaları ödül töreni birlikde Kadıköy Belediye Başkanı Akyurt Nuhoğlu evsahipliğinde Kadıköy Evlendirme salonunda gerçekleştirildi

"İşçi Dostu Bülent Ecevit'in DSP'si Metal-İş Sendikasının 70.yılında da İşçi dostlarıyla birlikteydi."
22 Temmuz 1980 günü katledilen Kemal Türkler ve sendikal mücadele yitirilen kişiler anıldı.
Diske bağlı Birleşik Metal-İş Sendikasının 70.yıl kutlama gecenin sunuculuğunu Makinalaşmak şiiriyle başlayan Merve İleri üstlendi.
Değerli Sanatcı Bilgesu Erenus yazdıklarıyla eserleriyle ve duruşuyla “El kapısı”ndan “Nereye Payidar”a “Altıncı Gün”den “Dokumacılar”a emekcileri anlatan bir konser verdi. Metal-İş sendikası Genel başkanı Adnan Serdaroğlu santacıya plaket takdim etdi. Kutlamada Metal-İş sendikası Genel başkanı Adnan Serdaroğlu günün önemini vurgulayan konuşma yaptı.Konuşmasında sendika tarihini ve bugünkü misyonu anlatırken, "Derinden Gelen Kökler" kitabına emeği geçen çalışma komisyonuna teşekkür etti.
Kadıköy Belediye Başkanı Akyurt Nuhoğlu teşekkür konuşmasını müteakip kendisine DİSK kurucucu ve Genel Başkanı Onursal Başkan Kemal Türker’in kızı Nilgün Soydan Türker plaket takdim etdi.
Otomobil iş sendikasındaGenel merkez yöneticiliği yapan İsmail Aykanat, Nakliyat iş sendika başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu, Maden iş eski genel başkanlarından Mehmet Karaca Kökler kitabı yazarlarından Mehmet Karaca, CHP Millet vekilliği yapan Süleyman Çelebi, Rıdvan Budak gibi isimler konuşma yaptılar plaket sundular. Kokteyl prolounge esnasında Bilkar Müzik topluluğu konser verdi.
Türkiye'de Sendikal hakların verilmesini sağlayan Bülent Ecevit'in partisi DSP, İl başkan ve yöneticileri ile kutlamaya katılanlar arasındaydı.

İstanbul İl Başkanı Çiğdem Mercan ile kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.
İstanbul İl Başkanı Çiğdem Mercan Onursal Genel Başkan Bülent Ecevit'i  beyaz güvercini ile barış ve özgürlüğü Genel Başkan  Önder aksakal'ı anarak kitap hakkında soruma ; Arşiv değeri yüksek olan bu kitabın tarihe ışık tutacağı kesindir. "En bilgin aynalara, En renkli şekilleri aksettiren onlardır. Asırda onlar yendi, onlar yenildi. Çok sözler edildi onlara dair ve onlar için: "Zincirlerinden başka kaybeden birşeyleri yok denildi." İle başlıyor sözlerine
Çiğdem Mercan “Çeliğe su veren metal işçileri ile  bu önemli günde birlikteyiz.Onursal Genel Başkanımız , Siyasi hayatı boyunca, İşçi hakları için çalışmış ve hiçbir zaman yalnız bırakmamıştır. Toplu iş sözleşmesi, Sendikal haklar ve Grev hakkının yanısıra iktidarda olduğumuz son dönem İş Güvenliği yasasını hazırlayarak, sabaha kadar mecliste geçmesini beklemiştir. Bülent Ecevit sadece Türkiye için değil, diğer ülkelere örnek tekil etmesini şu sözlerle belirtmiştir.” Soluk almadan devamla “Bildiğiniz gibi kuzeyimizde ve batımızdaki komşularımız ayrı, sosyalist bir düzene sahip. Güneyimizdeki Arap ülkelerinde de yeni sosyalist iktidarlar kuruluyor. Türkiye sanayileşme yolunda bir ülke. Er veya geç işçiler temel hak ve özgürlüklerini isteyecekler. İş bu noktaya geldiğinde gözlerini kuzeye veya güneye çevirmemeleri için şimdiden bu yasaları bizim çıkarmamız gerekiyordu.”
Birleşik Metal-İş Sendikasının önceliği, işçilerin örgütlenerek ekonomik, demokratik, sosyal ve kültürel sorunlarına sağlıklı çözümler üretmek,sendikacılığı salt toplu iş sözleşmesi yapmak olarak görmeyip yaşamın her alanında etkinliğinin artması ve bir bütün olarak toplumsal rollerinin yükseltilmesi için çaba sarfetmektedir.Bu büyük bir mücadeledir.Sendikaların ürettikleri  çözümlerin siyasal platformlarda yer bulması, çözümlerin can bulması için gereklidir. Bu düşüncelerle işçi sınıfının haklarını sözde bırakmayarak çıkarttığı kanunlarla ortaya koyan partimin kapıları, tüm işçi kardeşlerimize ve herkese sonuna kadar açıktır." dedi.
yilmazparlar@yahoo.com


22 Haziran 2017 Perşembe

HABİTAT DERNEĞİ NDEN MÜLTECİ GİRİŞİMCİLERE İFTAR -YILMAZ PARLAR

HABİTAT DERNEĞİ NDEN MÜLTECİ GİRİŞİMCİLERE İFTAR  

Her fırsatda yetkilileri tarafından, Türkiye’ye övgüler yağdıran, Türkiye’nin Dünyada en çok mülteciyi ağırlayan ülke olduğunu söyleyen, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve Habitat Derneği 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü’nde, İMECE Programı kapsamında düzenlediği iftar yemeğinde, mülteci ve Türk girişimcileri bir araya getirdi. 

Habitat Derneği’nin, Suriyelilerin Türkiye ekonomisine artı değer katmaları için Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği (UNHCR) ile birlikte hayata geçirdiği İMECE Programı kapsamında, bir iftar yemeği düzenledi. 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü, Mülteci Suriyeli girişimciye ait olan Vezir Han Şark Sofrası Restaurant’da gerçekleşen iftar yemeğine, 50’den fazla mülteci ve Türk girişimci katıldı. 

Türkiye'nin 2,9 milyon kişiyle en fazla sayıda mülteci ağırlayan ülke, mültecilerin yüzde 51'ini 18 yaş altı çocuklar oluşturuyor.

Dünya genelindeki mültecilerin yüzde 55'i Suriye, Afganistan ve Güney Sudan'dan geliyor. Türkiye'yi 1.4 milyon mülteciyle Pakistan ve 1 milyon mülteciyle Lübnan takip ediyor.
Mülteci sayısının nüfusa oranı sıralamasında ise Lübnan ilk sırada yer alıyor. Lübnan'da 6 kişiden biri mülteciyken, bu ülkeyi 11'de bir ile Ürdün ve 28'de bir ile Türkiye izliyor.
UNHCR verilerine göre Türkiye'de her 28 kişiden  birinin  mülteci olduğu, Türkiye'nin 2,9 milyon kişiyle en fazla sayıda mülteci ağırlayan ülke olduğuna dikkat çekilen 20 Haziran Dünya Mülteciler Gününde, Dünya konjonktürünün en önemli konularından biri olan mültecilerle ilgili pek çok çalışmada yer alan Habitat Derneği Girişimcilik Programı Direktörü Yoni Pinto “Habitat Derneği olarak bugüne kadar mültecilerle ilgili birçok çalışmada yer aldık. Yalnızca Türkiye’de değil, dünyada hemen hemen her ülkede var olan ve sıklıkla tartışılan bu konu için Amacımız çözüm üretmek ve konuya seyirci kalmamak. Bu kapsamda, ekonomimize katkı sağlamak isteyen girişimci mültecileri, Ramazan ayı ve 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü olması vesilesiyle Türk girişimcilik ekosisteminin önemli oyuncuları ile iftar yemeğinde bir araya getirdik. Çalışmalarımıza İMECE Programı ile devam ediyoruz.” dedi.

Türkiye genelinde 5000 genç gönüllüsü ile sürdürülebilir kalkınma alanında çalışan İstanbul merkezli sivil toplum kuruluşu olan, 20  yıldır çalışmalarını hayata geçiren Habitat Derneği (Habitat) ilgililerinden aldığımız bilgiye göre;
Program içinde Suriyeli girişimciler, girişimci olmak isteyen adaylar katılacaklar. Girişimcilere, iş fikir ve modellerini nasıl geliştirebilecekleri, teknolojiyi işlerini büyütmek için nasıl kullanabilecekleri, finansmanlarını nasıl yöneteceklerine dair finansal okuryazarlık ve iş hukuku gibi konular anlatılacak. Yapılacak çalıştaylarla ise girişimcilerin bu konularda güçlendirilmesi sağlanacak. Küresel ölçekte başarılarını kanıtlamış yöneticileri, Türkiye'nin önde gelen iş adamları ve fikir önderleri ile bir araya gelme imkanı bulacak. 

İftarın verildiği mekan Fatih Fevzipaşa caddesi Ocaklı sokakda bulunan Vezir Han Şark Restaurant sahibi Girişimci Suriyeli Hasan Douba’dan bahsetmeden geçemiyeceğiz. Suriye’de fermuar fabrika sahibi olduğunu mesleğini İstanbul’da devam etdirmesi güç olduğu için Restaurant açtığı otantik Suriye yemeklerini hizmet verdiğini öğreniyoruz. Güleryüzlü mesleğinin profesyonelleriyle kurduğu kadrosu leziz duraklardan tercih edilecek yiyecek- içecek mekanlardan biri haline gelmiş. Spesiyalleri arasında Majuka-Fişneli Kebab, Frik Etli-Kebseh Etli, Jiko isimli yemekleri var. Peynirli şöbiyet ve hurma meyva suyu içeçeği de çok beğenilenler arasında oldu. 
İmece Programı ile İş dünyasına-Ekonomiye katkı getireceği inancımız ile gönüllü gençlerimizin çalışmalarını takdir ediyoruz.



yilmazparlar@yahoo.com

10 Aralık 2016 Cumartesi

Fransa'nın İstanbul Başkonsolosu Bertrand Buchwalter resepsiyon-Yılmaz Parlar




Yaşasın vazgeçilmez Türkiye-Fransa dostluğu


Fransa'nın İstanbul Başkonsolosu Bertrand Buchwalter'ın göreve başlaması onuruna 06 Aralık 2016 salı günü tanışma resepsiyonu verildi. Buchwalter yaptığı konuşmada “Yaşasın vazgeçilmez Türkiye-Fransa dostluğu." Dedi


Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Charles Fries ve eşi Helene Fries'in katılımıyla Fransız Sarayı'nda Buchwalter, eşi Sülün Aykurt Buchwalter konuklarına kabulüyle gerçekleşen 
Resepsiyona Milletvekili Hüda Kaya, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü genç, Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü,TÜSİAD Uluslararası Koordinatörü Bahadır Kaleağası, emekli büyükelçi Özdem Sanberk, Türkiye Musevileri Hahambaşı İsak Haleva, işadamı Cem Hakko, ünlü Modacı Vural Gökçaylı, Ünlü organizatör Erkan Özerman, Bahçeşehir Üniversite Dekanı Şanay Yalçın, AB Birliği Müsteşar Yard. Tunay İnce başta nolmak üzere iş, sanat, siyaset ve medya dünyasından çok sayıda isim katıldı.

Charles Fries, tanıtım konuşmasında, İstanbul Başkonsolosu Bertrand Buchwalter için çok isabetli bir atama olduğunu, Buchwalter’in İstanbul’u  Türkiye'yi çok iyi bildiğini hatda bir Türk kadını ile evli olduğunu söyleyerek   "İstanbul'da tıpkı sudaki balık gibi olacaksın. Türkiye ve Fransa arasındaki ilişkileri daha da geliştirmek için tüm niteliklere haizsin. Kolay olmasa da Türkiye'nin çok önemli bir dönemine denk geliyorsun. Son bir yıldır güvenlik anlamında durum biraz daha zorlaştı. Darbe girişiminden sonra siyasi iklimin neden olduğu ortam ortaya çıktı. Suriye ve Irak'taki krizin yansımaları var. Türkiye ile AB ve genel anlamda da Batı ile Türkiye arasındaki tansiyon... Bir diplomat için büyük bir meydan okuma, ama biliyorum ki meydan okumaları seviyorsun. Çok tutkulu bir şekilde Türkiye'yi seviyorsun ve iki ülke arasındaki projeleri enerjinle daha da ileriye taşımak istiyorsun. Son derece potansiyelleri bulunan ve tarihe dayanan bu ilişkileri çok daha ileriye götürmeye kararlısın. Eminim Fransız topluluğunu dikkatlice dinlemeye hazır bir başkonsolos olacaksın. Başarından hiç şüphe duymuyorum. Başarılar ve mutluluklar diliyorum." Dedi

Bertrand Buchwalter çok iyi Türkçe konuştuğu için, Tercüman kullanmadan Fransızca ve Türkçe olarak hitap etdi.  "Bu fevkalade ve enerji dolu şehirde yaşamak bana da güç veriyor, ülkelerimiz ve insanlarımız arasındaki dostluğu büyütmek için çok hayret göstereceğim. 


Özgürlüğünüz, yetenekleriniz ve mücadeleleriniz, Türkiye için bir kazanımdır. İyi ki varsınız. Şunu da söyleyeyim. Türk müziğini severim. Çok çeşitli zevklerim vardır. Bu yüzden efsanevi sanatçı Zeki Müren'e bir atıfla bitirmek istiyorum. Türkler ve Avrupalılar birbirimize şunu söylemeliyiz: Gitme, sana muhtacım. Yaşasın vazgeçilmez Türkiye-Fransa dostluğu." Dedi

yilmazparlar@yahoo.com

10 Eylül 2016 Cumartesi

istanbul-brezilya-konsoloslugu-Bagımsızlık günü-Yılmaz Parlar


Brezilya Bağımsız gününde Atatürk

İstanbul Brezilya Baş Konsolosu Paulo Roberto França Bağımsızlık günü kapsamında 7 Eylül 2016 tarihinde CVK Bosphorus Hotel Teras katında verdiği resepsiyonda yaptığı açılış konuşmasıyla İstanbul sevgisini ifade etmek isterken Atatürk’ün İstanbul hakkında vecizesini dile getirdi..
Brezilya Bağımsızlık günü kutlamaları için İstanbul Brezilya Konsolosluk tarafından verilen resepsiyonda Dışişleri Bakanlık Müşaviri Büyükelçi Uğur Kenan İpek, İstanbul Vali Yardımcısı İsmail Gültekin, Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar, İstanbul’daki başda Moldovya Genel Konsolos Mr. Veaceslav Filip - Eşi Mrs. Larisa Filip olmak üzere
Başkonsolos ve Fahri Konsoloslar, iş dünyasının temsilcileri, İstanbul’da yaşayan Brezilyalılar ve elit bir katılım davete icabet etti.

İstanbul Brezilya Baş Konsolosu Paulo Roberto França ve eşi misafirleri karşılamaları ardından iki ülke Milli Marşları çalındı.

İstanbul Brezilya Baş Konsolosu Paulo Roberto França ve İstanbul'da bulunan yabancı ülke konsolosluklardan, İstanbul'da Temsilciliği Bulunan ülkelerin ulusal günlerini takip ve Valiliği temsil etmekden sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı İsmail Gültekin birer konuşma yaptılar.
Brezilya Bayraklı büyük pasta Konsolos ve Vali yardımcısı tarafından kesildi.

Brezilya İstanbul Baş Konsolosu Paulo Roberto França şubat ayında göreve başladığını 2009 yılında hedefleri, kurulmuş olan Türkiye Brezilya arasında iş ve kültürel bağları güçlendirmek bağlamında, finansal krizin yol açtığı aksiliklere rağmen Brezilya-Türkiye ticari ilişkileri, giderek son on yıl içinde iyileştirilmesinden duyduğu memnuniyetini söyledi.

Özetle França “Son 10 yılda iki ülke ticaret hacminde % 150 artış olmuştur. Bugün ikili ticaret 2.300.000.000 $ ABD rakamına ulaştı. Ekonomik krizle, ne yazık ki, Brezilya ve Türkiye, yakın geçmişte karşı karşıya olduğunu tek engel olmamıştır. Hepinizin bildiği gibi, Türkiye'de iktidarı ele geçirmek için şiddetli bir girişim, başarısız oldu. Ülkenin zaferi sokaklarda demokratik kurumlarını savunmak için Türk halkının istekli bir sonucu olarak özellikle sağlandı. Kötü yönetime karşı demokrasiyi savunmak için sokaklara dökülen Brezilyalı insanlar ve yaşanan kaos eski Cumhurbaşkanı Dilma Rousseff görevden alınmasıyla sonuçlandı

Brezilya Anayasası ile tam uyum içinde ve tam yargı süreci ile ilgili olarak, hukukun üstünlüğü ve sanık hakları ile yürütüldüğü vurgulandı. Başkan Michel Temer görev süresinin önümüzdeki iki yıl içinde Brezilya karşı karşıya olduğu birçok zorluklar olacağı bilinçli iktidara bizim demokrasimizi, anayasa ve özgürlükler destekleme ile birleştiğinde bu zor zamanda ülke ekonomimizin güçlendirildiğini göreceksiniz.”dedi.


Sponsor firmalar Anadolu Etap, Elsint, Klimasan, Votorantim, Emirates Havayolları, Demo Ticaret ve Numara On Kahve için desteklerine teşekkür takdirlerini sundu.

França “Son olarak, ben İstanbul'u ve bu güzel ülkeyi ne kadar çok sevdiğimi söylemek istiyorum. Bu şehirin sihirli olduğunu. Bu ülkenin büyük lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün sözleri -İki büyük dünyanın buluşma noktasında, Türk vatanının süsü, Türk tarihinin serveti, Türk milletinin gözbebeği İstanbul, bütün vatandaşların kalbinde yeri olan bir şehirdir.- sözleriyle bitirmek istiyorum.”konuşmasını sonlandırdı.

İstanbul Vali Yardımcısı İsmail Gültekin Türkiye-Brezilya iki ülke siyasi, ekonomik, kültürel ilişkilerin geliştirilmesinden olan inancını dile getirdi.

Türkiye-Brezilya İkili Ticaretine göz atalım.

Brezilya, Latin Amerika ve Karayipler bölgesinde ilişkilerimizin en ileri düzeyde olduğu ülke olup Güney Amerika’daki ilk stratejik ve bölgedeki en büyük ticari ortağımızdır.  İki Ülke arasındaki ticaret hacmi 2002-2012 yılları arasında her iki ülkenin büyüyen ekonomilerine paralel olarak  yaklaşık on katı artış göstererek  ve 2,773 milyar ABD Dolarına kadar yükselmiştir.

Brezilya’nın yüksek gümrük vergileri ve tarife dışı engelleri ihracatımızı olumsuz yönde etkileyen ve ticaret açığına yol açan en önemli etkendir.


Bununla birlikte, 2015 yılında Brezilya
ticaret hacmimiz yaklaşık 2,5 milyar Dolar  . 2015 yılında ihracatımızın 458,6 milyon Dolar olduğu, aynı dönemde ithalatımızın ise yaklaşık 1.793,6 milyon Dolar olarak gerçekleştiği görülmektedir.

Brezilya konsolosluk ilgililerin verdikleri bilgilere göre; “1822'de Portekiz parlamentosu ilk koloni statüsüne geri dönmek isteyince, Brezilyalılar, Dom Pedro Jose Boni Facia de Andrada Silvan'ın liderliğinde bağımsızlık hareketlerini başlattılar ve 7 Eylül 1822'de bağımsızlıklarını ilan ettiler. Brezilya İmparatorluğu 1889 yılına İkinci Dom Pedro zamanında darbe ile krallık idaresi yıkılarak cumhuriyet idaresi kuruldu. Darbe lideri Manuel Deodoro da Fonseca ülkenin ilk cumhurbaşkanı oldu. 1914'te siyasi birliği temin eden Brezilya, bütün dünya ülkeleri tarafından tanındı.”

Katiana Arslan ve Luciane Ferreira brezilya lezzetlerini tatdırdı. Jozi Levi orkestrası Brezilya seçkin müziklerinden derlediği repertuvarıyla davetliler dans ederek milli dansları samba yaparak doyasıya eğlendiler.
Emirates Havayolları’nın Brezilya uçak bilet hediye çekilişi heyecanlı anlar yaşatdı.



yilmazparlar@yahoo.com

  

5 Haziran 2016 Pazar

Fransa konsolosluk iftarı 2016 iftar yemeği - caz konseri -Yılmaz Parlar

FRANSA VE TÜRKİYE LAİKLİĞİ FARKLI

“Fransa’daki Müslümanlar Müslüman oldukları için özür dilemek zorunda değildirler.” 


“Laiklik farklı dinlerin inananları, inanmayanların bir arada birlikte yaşayabilmelerini sağlamak için bulabildiğimizin en iyisi zira inanmayanların inanmadıkları için özür dilemek zorunda olmadığıdır.”

Fransa İstanbul Başkonsolosu Muriel Domenach ve Eşi Olivier Bouquet, Fransa saray bahçesinde, özel konukların katılacağı, Haziran 2016’de verecekleri iftar yemeği ve iftar sonrası “Ramazanda Caz Festivali kapsamında”  verilecek müzik konseri hakkında, Fransız Kültür Merkezi İstanbul şube Direktörü, Matthieu Bardıaux ile birlikde, Fransız Sarayında 3 haziran 2016 Cuma günü düzenlediği Basın toplantıda ilk kez geçen yıl başlattıkları iftar yemeği ve caz konseri etkinliğini bundan sonra geleneksel hâle getirmek istediklerini dile getirdi. 
Fransa ve Türk laiklik anlayışının farklı olduğunu vurgulayarak, ancak Fransa laikliğinin prensiplerini ele alarak ifade etti.

Başkonsolos Muriel Domenach “İslam barış dini Fransanın ikinci dini. Fransa daki Müslümanlar arasında tıbki diğer farklı insanlar gibi dini vecibelerini getirebilmektedirler. Fransa daki Müslümanlar Müslüman oldukları için özür dilemek zorunda değildirler. Yakın zamanda yapılan araştırmalar Cumhuriyet değerleri ile uyumsuz olarak İslami reddedenlerinin 2016 ilk aylarında yapılan araştırmalar 2015’e göre iki kat sayıda az olduğu göstermektedir. Düşüş göstermiştir. Fransız makamları ırk ve din üzerine kurulmuş ayrımcılığı nefret söylemi ve eylemcilerine karşı son derece katıdır.”dedi

Bu konuda ısrarcı olduğunu kararlı bir şekilde ifade ederek 
“Bu ramazan gecesi özgürlük ve eşitlik olan diğer ikisine saygı içerisinde sembolümüzün üçünsünü oluşturan kardeşlik bir anı gibi algılanmaktadır. Ramazanın kardeşlik ruhu bu sene özel bir müzikal karşılaşma ile canlanacak.” Sözlerinden sonra Fransız laiklik ne sivil din nede bizahiti bir son açık bir laiklik dışlama değil bir özgürlük bir birleşme prensibi olduğunu “Farklı dinlerin inananları, inanmayanların bir arada birlikte yaşayabilmelerini sağlamak için bulabildiğimizin en iyisi zira inanmayanların inanmadıkları için özür dilemek zorunda olmadığıdır.” Söyledi.
Fransız laikliği dışlama değil, bir özgürlük ve birleşme ilkesi olduğunu, farklı dinlere mensup inananlarla inanmayanların özgür olması şeklinde ifadeleriyle, Domenach “İslam, Fransa’nın ikinci dinidir, İslam barış dinidir. Fransa’da Müslümanlar ibadetlerini yapabilmektedirler. Kuzey Afrika Müslümanların geleneklerini bilmekteyiz. Kardeşlik aynı zamanda, hem çok farklı dinler  hem de birbirine çok yakın kültür müzik geleneğine sahibiz.” 
Her fırsatda Türkiye İstanbul sevgisini ağzından düşürmeyen, eşinin de Osmanlı tarihcisi olduğunu arşiv araştırmaları yaptığını ve Türkiye Fransa ilişkilerinin, ekonomi, kültürel sosyal bakımdan iyi düzeyde seyretmesi için etkin çalışmalar yürüttüğünü bildiğimiz Konsolos Muriel Domenach neden böyle konuşmaya ihtiyaç duydu. 
Şimdi biraz laiklik konularına bakalım;
Fransa, yönetimde ülkenin başlıca ilke ve ülküleri İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'nde açıklanmıştır. Laiklik Her İki Ülkede de Teknik Bir Hukuksal Kurumdur. Laiklik, dinsel olmayan (seküler) alan ile dinsel alan arasındaki ilişkinin düzenlenmesi için devlet tarafından kullanılan özel bir tekniktir. Laiklik ilkesine hem Fransız hem de Türk Anayasasında yer verilmiştir.
1958 tarihli halen yürürlükteki Fransız Anayasasının 1. maddesi Fransa Cumhuriyetinin laik bir cumhuriyet olduğunu açıkça belirtmektedir.
1982 Türk Anayasası 2.maddesinde de Türkiye Cumhuriyetinin “laik ve sosyal bir hukuk devleti” olduğu vurgulanmaktadır.
Hiçbir dinin veya inancın devlet, millet, kurumlar ve birey üzerinde baskın olmaması prensibi din ve vicdan özgürlüğü, farklı din ve inançların hukuk önünde eşitliğidir laiklik.’
Fransız Devriminin bir ürünü olan ve tarihsel süreçte bu ülkeye özgü bir kurum olarak ortaya çıkan laiklik, bu devrimden birçok açıdan esinlenmiş olan Türk Cumhuriyet Devrimiyle Türkiye’deki toplumsal hayata da girmiştir. Fakat laikliğin hem hukuksal yorumu açısından, hem de ideolojik işlevi yönünden bu iki ülkede farklı algılandığı gözlemlenmektedir. 

Fransa, Osmanlı İmparatorluğunun en eski ve en iyi müttefiki olmuştur. Fransız- Osmanlı ilişkisi dünyanın en eski ve en uzun siyasi ittifakıdır. Türkiye Fransa ilişkileride iyi seviyede seyretmektedir.
Çok mükemmel ilişki seviyeler için, ülke ve yerel yönetimler, kurumsal toplum örgütler, şirketler, sanat kurumları ve bireylerin iyi niyetinden geçmektedir. 

Fransız Kültür Merkezi İstanbul şube Direktörü, Matthieu Bardıaux verilecek konser ve sanatcılar hakkında detaylı bilgiler verdi


Çingene müziği enstrümanlarını iyi bilen bir müzisyenler  grubu (Dj Smaj)  ona eşlik edecek, perküsyon aletleri çalan Türk müziği uzmanı olan Burhan Öcal, Cem Yıldız, Çorlulu Savaş konserde yer alacak olan sanatcılar.


yilmazparlar@yahoo.com